Arama Motoru
Kategoriler
Müzik Köşesi
Resim Köşesi
Foto Galeri<< Geri Dön
"yolculuklarım"
...



Yaylalara da yaz geldi emmioğlu…



Yaylanın baharı ve yazı başka türlü sevinç ve neşe doludur. Aylarca soğuk ve karlı geçen zamanlardan sonra yayla toprağı, taşı ve canlı varlıkları (ağaçlar, kuşlar, böcekler vs.) müthiş bir yaşam havasına sahip olur. Yalçın kayaların çok farklı bir kokusu vardır. insana sessizlik hissi uyandıran, insanı rehabilitasyon havasına sokan bu dinginlik; kafa ütüleyen kent gürültüsüne tam bir panzehir olur. Oksijenle dolar beyin-hücreleriniz; güneşiyle biraz kararırsınız ama rüzgâr esintisinde ciğerleriniz sanki yıkanırmış havasına bürünür.



Yayla havaları oyun havaları gibidir: ciğeriniz, kalbiniz, beyniniz ve hatta birazda (buna hazırlığınız varsa eğer) ufkunuz ve usunuz yerinde duramaz, heyecanlara sürüklenir.



Az sonra şu tekneye keçiler su içmeye gelecek; biraz ileride çan sesleri duyuluyor. Öğle vaktindeyiz. Ben de Konya’ya giderken biraz durup buz gibi “doğal” sudan içip, çay termosumdan bir bardak çay hazırladım. Bu yollardan kış boyu gelip giderken çektiğim kar-sıkıntıların tadını serçe kuşlarının cıvıltısı eşliğinde gidermeye çalışıyorum.



Bizim Antalya’da işler böyle yürümüyor. Orada yaz ile kış arasında az bir aralık varken burada, tam bir zıtlık söz konusudur. Bunun adına “bozkır iklimi” denir. Adamı da havası gibidir; tıpkı Antalya havasının adamına verdiği doğallık da böyledir. Sıcak iklimler sıcakkanlı, esnek insanlar üretir, ancak soğuk iklimler çok zaman kendi yaşam şartlarına göre insan karakterlerine olanak verebilir. Bozkır insanlarını bu yıl yakından tanıdım. İnanmak ile tapmak arasında çok fark göremedim. Başka inanmalara esneklik zaten sıfır derecesindedir.



Bozkır kültürünü Prof. Kafesoğlu anlatır; göçerlik ve yerleşiklik birlikte ele alınır. Bu sert bir yaşam tarzıdır. İklim ve yaşam insanı esnetir ya da sertleştirir: bu antropoloji biliminde “uyumluluk” olarak da anlatılır. Ama ben köken olarak Fettahlı Türkmen aşiretindenim: dedelerim bu taraflara yaylaya göçmüşler, iki farklı yaşamı dibine kadar yaşamışlardır. Ne var ki ben burada şunu söylemek istiyorum:



Bozkır kültürü anlatıldığı gibi esneklik ve anlayıştan çok uzak dostlarım. Ben burada “içten usturalı” tabir edilen insanlardan başka bir şey görmedim. Her şeyleri gizli: tek şey dışında: Dinleri…



Geriye kalan zaten gösterişten ibaret! Ama bunları sosyoloji notlarımda yeri geldiğinde zaten anlatacağım…



28 -05 -2015 (öğle saatleri)



Ekleme:



29 -05 -2015