Arama Motoru
Kategoriler
Müzik Köşesi
Resim Köşesi
Foto Galeri<< Geri Dön
"modernleşme"
...





“modernliğe yönelik büyük hamle, hem merkezin sembollerinin içeriklerindeki büyük değişimde, bu içeriklerin sekülerleşmesinde ve yine insan onuruyla ilgili değerlere ve toplumsal eşitliğe yapılan vurgularda hem de toplumun merkezi sembollerinin ve kurumlarının şekillenmesiyle ilgili, katılım imkânlarının seyrek ya da kısmi bir biçimde olsa bile, büyümesinde gerçekleşmiştir.” (S.N. EİSENSTADT, Modernleşme –başkaldırı ve değişim, doğubatı yayın)



“… Şimdiki tinsel durumumuzun önemli bir gerçeği, onun tarihsel oluşudur; yani kendimizi ve duruşumuzu anlayışımız, bulunduğumuz yere daha önceki bir durumu aşarak geldiğimiz hissi tarafından belirlenir kısmen. Dolayısıyla ‘sihirsizleştirilmiş’ bir dünya da yaşadığımızın yaygın biçimde farkındayızdır ve bu sözcüğü kullanmamız, dünyanın bir zamanlar sihirli olduğunu düşündüğümüzü gösterir.” (C. TAYLOR, seküler çağ, Türkiye İş Bankası yayınları)



…



Modern dünyada yaşıyor olmanın tarihsel farkındalığı; sihirsiz bir yaşama inanıyor olmamızda açıkça ortadadır. Taylor bu süreci “sihirsizleşmek” olarak anlatmış ve seküler çağın tarihsel kökenlerini dev eserinde ortaya koymuştur. Seküler çağ bilimin, deneyin, aklın ve olgular eşliğinde yaşamın dünyevileşmesi değil, dünyevi bir çağda yaşamsal realite ile birlik olduğumuzun hatırlanmasıdır. Sekülerlik duyguların değil Tanrısal kayranın yerini bireyin almasıyla ilgilidir. İnsancıllık ya da hümanist gerekçeler eşliğinde birey olmanın –diğer anlamda bir yerlere sadık olmak zorunda değilizin, karşılığını ele vermiştir.



…



Tespitler eşliğinde yazdığım kitap metnimden uzaklaşıp Antik Dünya çalışmasını elime aldım ve bu çalışma ile dev eser seküler çağı yan yana incelemeye karar verdim. Bu hoşuma gitti… Bir yandan açlık ve diğer yandan sığlık: beni şu saatte (saat 7, 30) canlandırıyor.



Bu mutlu anımı fotoğrafla resmettim…



Eğer yalnızlık nasıl bir şeydir diye sorarsan, Schopenhauer güzel demiş: öylesine mutlu anlarımız olur ki, bunu anlamak için tek çare, buna sarılmaktır.



Bizler yalnız değiliz, yalnız görünürüz: hepsi bu!



Çokluk, kalabalık gözükür ama her zaman yalnızdırlar… En büyük yalnızlık türü, sığlıktır: onun olduğu her yer yalıtılmıştır ve yalıtılmaktan daha büyük bir boşluk yoktur… Boşluktur yalnızlık, arafta kalmaktansa tek kalmak iyidir derim!



Sevgi



19/06/20:58