Arama Motoru
Kategoriler
Müzik Köşesi
Resim Köşesi
Foto Galeri<< Geri Dön
"seçkiler ve hislerimle: ben"
...





İnsan yavrusunun uzun dönemleri kapsayan maceralarını okuduğumda farklı çağlar aracılığında farklı gelişmelerin ortaya çıkması; farklılıklarına rağmen tekil ve kendi evriminin üniter gelişim yansımalarından ibaret olduğu kanaatine ulaştım. Her zaman belirli olgu ve olayların çerçevesinde düşünüldüğünde “yaratım” ilkesi, varolan bir evrende varlık minvalinin etrafında ortaya çıkmaktadır.



Aşağıda ki alıntılar, uzun dönemdir yazdığım web notlarımdan seçkilerim: bugün yazı çalışmalarıma oturmadan önce kendimi ve geçmiş dönem yazılarımı kontrol edip düşündüm. Anımı resmedip altına bu notları düşmeyi istedim. Resimlerim ve altına düşülen notlarımla “o-an” nelerle yüzleştiğimi, neleri hislendiğimi kaydetmeye bir süredir karar verdim. Sonra bu resimleri yeri geldikçe yeniden gözden geçiriyor ve böylelikle, altına düşülen notlarımla hislerimin gelişim aşamalarını oto-kontrol sürecine taşıyorum. Bunun bir tür üretim aşamasını tescillediğine tanık oldum. Bu tespit: Her zaman, ya da bir süredir, kendi iç dünyamda yer alan düşünsel değişimlerle yüzleşme imkânı veriyor. Yani sadece resimler boşluk, ama altına düştüğüm notlarımla o gün ya da “o-an” neleri hissettiğimi bana tarihlendirmiş oluyor.





Çokluk, resimleri birer anı olarak görüyoruz ama anılar, görsellikle değil yorumlarla anımsanabiliyor ve resmedilebiliyor…





(uzayan saçlarımla fetret devrimi sonlandırıyorum)





“Tanrıların Temel Maddesinin, Temel Varlığının İnsani Varlık Olması Gibi, Dinsel Duygular Ve Zihniyetler, Yani Tanrılarla İlgili Duygular Ve Zihniyetler De Saf, Katıksız İnsanidir. Zira Bu Duygular Ve Zihniyetler, Uyruğun Kralına, Korunan Kişinin Koruyucusuna, Kölenin Ya Da Hizmetkârın Efendisine, Çocuğun Babasına Karşı Olan Duygularından Ve Zihniyetlerinden Farklı Değildir.”(L. FEUERBACH, TANRILARIN DOĞUŞU, SAY YAYIN)





“Öyle Bir Zaman Geldi Ki, İnsan, Kocaman Soğuk Dünyada, Kendisi İçin Küçücük, Sıcak Bir Dünya Kurmaya Koyuldu. Mağara Ağızlarında Ya Da Kaya Diplerinde, Deri Ve Dallardan Yaptığı Ve Ne Yağmur, Ne Kar, Ne De Yelin Girebileceği Bir Çatı Altına Sığındı. Küçük Dünyasının Ortasında Yaktığı Ateş, Geceleri Aydınlatıyor, Kışında Isıtıyordu.”(M. İLİN- E.SEGAL, İNSAN NASIL İNSAN OLDU, SAY YAYINLARI)





“Kan Dolaşımının İnsan Kalbi İçin Yaptığına Benzer Biçimde, Paranın Dolaşımı Da Endüstri Toplumunda Siyasal Birliğe Dayanan Bir Yaşam Sağlar.”(ARMAND VE M.MATTELART, İLETİŞİM KURAMLARI TARİHİ, İLETİŞİM YAYINLARI)





“Kitle İletişimin Özellikleri Şunlardır;

1) Kitle İletişimi Örgütseldir,

2) Hedef Kitlesi Çok Geniş Bir Alanı Kapsar,

3) Alıcı Kitle Heterojendir,

4) Kitle İletişimi Tek Yönlü Ve Kaynak Egemendir,

5) Kitle İletişimi Kamusaldır,

6) Kitle İletişimi Sağlayanlarla, Alıcılar Arasındaki İlişki İnformeldir.”(N.AYDIN, İNSAN HAKLARI, DEMOKRASİ VE MEDYA, KUM SAATİ YAYINLARI)





“İnsan Türü Yalnızca Anatomik Ve Fizyolojik Açılardan Tanımlanamaz; Bu Türden Üyeleri, Bazı Önemli Ruhsal Özellikleri, Akıl Ve Duygu Dünyalarını Yöneten Yasaları, İnsan Var Oluşu Sorununu Doyurucu Bir Biçimde Çözme Gereksinimlerini De Paylaşmaktadırlar. İnsan Hakkında Bilgilerimizin Bugün Bile Çok Eksik Olduğu, İnsanı Henüz Ruhbilimsel Açıdan İyice Tanımlayamadığımız Doğrudur.”(ERIC FROMM, SAĞLIKLI TOPLUM, PAYEL YAYIN)





“Faydacılık Ya Da En Büyük Fayda İlkesi, Davranışların, Mutluluğu Yükseltmeye Eğimli Oldukları Oranda Doğru, Mutluluğu Azaltmaya Eğilimli Oldukları Oranda Yanlış Oldukları Görüşünü İhtiva Eder. Mutlulukla Zevke Ulaşma Ve Acının Yokluğu, Mutsuzlukla Da, Acının Varlığı Ve Zevkten Mahrumiyet Amaçlanır.”(J.S. MİLL/ÖZGÜRLÜK KİTABI)





“İktidar İlişkileri Hem Maksatlı Hem De Öznellik Dışıdır.(…) Hesaplanmışlardır; Amaçlar Ve Hedefler Olmadan Ortaya Çıkan Bir İktidar Yoktur. Ama Bu İktidarın, Bireysel Öznenin Seçim Ve Kararlarının Sonucu Olduğu Anlamını Taşımaz.”(M.FOUCAULT/İKTİDAR)





“Yeni Sağ/Neo- Liberalizim,

1-Küçülen Devlet,

2-Özerk Sivil Toplum

3-Piyasa Radikalizmi

4-Ahlaki Otoritecilik

5-Eşitsizliğin Kabulü

6-Geleneksel Ulusalcılık

7-Emniyet Olarak Sosyal Devlet

8-Doğrusal Modernleşme

9-Düşük Ekolojik Bilinçlilik

10-İki Kutuplu Dünyaya Aitlik. İlkelerine Dayanır.

Demokratik Bir Toplumda Kamu Gücü Kolektif İsteği Temsil Ettiğinden, Toplumun Diğer Sektörlerinde Olduğu Gibi Ekonomide De Güçlü Bir Hükümetin Varlığı Son Derece Doğal Ve Arzu Edilebilir Bir Durumdur. Klasik Sosyal Demokraside Devletin Aile Yaşamına Karışması Gereklidir Ve Bu Uygulama Takdir Edilecek Bir Yaklaşımdır. Devlet Gelirleri Muhtaç Durumdaki Ailelerin İhtiyaçlarının Giderilmesinde Hayati Öneme Sahiptir. Ve Devlet Kendi Geçimlerini Gideremeyen Ailelere Yardım Etmek Durumundadır. Keynes Sosyalist Değildi Ama Marx Gibi Kapitalizmin Rasyonel Olmayan Niteliklere Sahip Olduğunu Düşündü. Marx Ve Keynes Kapitalizmin Üretkenliğini Kabul Ediyorlardı. E. Burke; Gereğinden Fazla Büyüdüğünde Özgürlüğün Ve Kendine Güvenin Düşmanı Olabilecek Devlete Karşı Memnuniyetsizliğini Dile Getirmiştir.”(ANTHONY GİDDENS/ÜÇÜNCÜ YOL POLİTİKASI/SOSYAL DEMOKRASİ)





22/06/2015, saat 13:45