Arama Motoru
Kategoriler
Müzik Köşesi
Resim Köşesi
Eylül
2012
20
DİNSEL BİLGİ VE FELSEFİ BİLGİ,KİTAP
etiketler: DİN, KUTSAL, FELSEFE, DİL, MANTIK, BİLİM

FELSEFE İLE DİN İLİŞKİSİ NEDİR? BU İLİŞKİYİ NEDEN SORGULUYORUZ? EĞER BİRAZ DAHA KONUYU GENİŞLETMEK İSTERSEK, ŞUNU SORALIM; FELSEFE VE DİN İLE BİLGİNİN İLİŞKİSİ NEDİR? BİLGİ, KÖKEN OLARAK ÇEŞİTLİ ALANLARDAN TÜREMEYE OLANAKLI MIDIR? DİN İLE BİLGİ İLİŞKİSİNDE TEMEL KONU NEDİR? FELSEFİ BİLGİ NEDİR?

BAZILARI, DAR VE SIĞ GÖRÜŞLÜ KİŞİLER, BU SORULARIN NEYE HİZMET ETTİĞİNİ MERAK ETMEZLERDE, BUNLARIN GEREKSİZLİĞİNİ DÜŞÜNÜRLER. BU KİŞİLER, YAŞAMIN MADDİ UNSURLARIYLA YETİNMEYİ VE BURADA, ÖRNEĞİN MÜHENDİSLİĞİN, MATEMATİĞİN, BİLİMİN VE TEKNOLOJİNİN TÜM BUNLARIN ÜSTÜNDE OLDUĞUNU VE BU TÜRDEN BİR ÇAĞIN İÇİNDE YER ALDIĞIMIZI V.S. GİBİ SAÇMA SAPAN BAKIŞ AÇISINA SAHİPLERDİR. BU KİŞİLER, ÖRNEĞİN BENİM ÜLKEMDE KESİN OLARAK DAHA ÇOK HAKLI ÇIKMA İMKÂNINA SAHİPLERDİR. ÇÜNKÜ BİZLER HAZIRCI BİR TOPLUM OLDUĞUMUZ İÇİN, YENİ DÜŞÜNÜŞLERE VE BİLGİ TÜRÜNDEN KARIN DOYURMAYAN ARAŞTIRMALARA GEREKSİNİM OLMADIĞI YÖNÜNDE KANAATLERE SAHİBİZ. OYSA TOPLUMSAL OLARAK NEKADAR DA HUZURSUZ VE GEÇİMSİZ BİR DURUMDAYIZ! ÜLKEMİZDE OLMAYAN ŞEY, ENTELEKTÜEL KİŞİLERDİR. İŞTE BU TÜRDEN SORULARI BU TÜRDEN KİŞİLER İÇİN SORUYORUZ VE ARAŞTIRIYORUZ. GENÇ İNSANLARIN ZİHİNLERİNİ, TEKNOLOJİ VE PARA İLE GELİŞTİREMEZSİNİZ, BU ARGÜMANLAR BELLİ ORANDA PRATİK İŞLERLİK SAĞLASA DA, BİLİNÇLENME KÜLTÜRÜN DERİNLEŞMESİ VE SAĞLAM OLGULARA KAVUŞMASIYLA MÜMKÜNDÜR. GENÇLİK ŞUURU VE BİLİNÇLENMESİ, GELECEĞİN YÜKSEK EMELLERİ İÇİN POTANSİYEL BİR ENERJİDİR. TOPLUMSAL KONSENSUS VE BİLİNÇLİ BİR ÇABAYA, BİREYLERİN DOĞRU YÖNETİMİ İLE ULAŞACAĞIMIZDAN, SORGULAMALARIMIZA BU TEMELDEN BAŞLAMAK ZORUNDAYIZ.

İŞTE BİLGİNİN KONUSU, KÖKENİ VE ONUN YAŞAMSAL BİR ÜRÜN HALİNE GELMESİ İÇİN BELLİ ÇABALAR VARDIR. BU ÇABALAR ÜNİVERSİTELERİN BİR MİSYONUDUR VE YÖNTEMLERİN AÇIKLIK KAZANMASI BU MİSYON İLE BELİRLENMELİDİR. DİNSEL BİLGİ SORUNU VE FELSEFE İLE OLAN BAĞLANTISI, BU MİSYON İÇİN ÖNEMLİDİR. BU YÜZDEN BİLGİ KÖKENSEL OLARAK NASIL ANLAŞILMALIDIR? DİNSEL BİLGİ SORUNU İLE NEYİ ANLIYORUZ?

DİNSEL BİLGİ GAYBİ BİR BİLGİDİR. YANİ HABER İLE GELEN VE TEMELİNDE İNANCAYA DAYANAN BİR BİLGİDİR. BAZILARININ DEDİĞİ GİBİ, SADECE “İMANİ” BİR BİLGİ DEĞİLDİR. DİNSEL BİLGİDE DE KÖKEN SORGUSU TIPKI DİĞER BİLGİ TÜRLERİNDE OLDUĞU GİBİ, ÇOK ÖNEMLİDİR. ÖRNEĞİN FIKHA DAYANAN BİR BİLGİ TEMELİNDE DENEYİMLERE DE DAYANMAKTADIR. BİR DİĞERİ AYET İLEDİR Kİ BU PEYGAMBERE DAYANIR. PEYGAMBERİMİZ SÜNNETLERİNDE VE HADİSLERİNDE BİRER ÖRNEKTİR VE BU YÜZDEN ONUN BU ŞEKİLDE KAYNAK TEŞKİL ETMESİ, DİNSEL BİLGİ TÜRÜNÜN EN TEMEL AYAĞIDIR. BU DURUM AYETLERLE DE SABİTTİR. YANİ, DİNSEL BİLGİ SADECE METAFİZİKSEL VE SOYUT BİR BİLGİ TÜRÜ DEĞİLDİR. DİNSEL BİLGİ TÜRÜ YAŞAMSAL İLGİLERLE SIKICA BAĞLIDIR. BU YÜZDEN MÜMİNLER, GÜNLÜK YAŞANTISINDA BURAYA DAYANIRLAR VE KENDİLERİNİ YÖNETEN KURUMLARIN DA BUNA EHEMMİYET VERMELERİ BEKLENİR. O HALDE DİNSEL BİLGİ POPÜLER VE PRATİK BİR ALANA HÂKİMDİR. MÜMİN İÇİN GÜNLÜK YAŞANTI, SOSYAL BİR GEREKLİLİKTEN İBARET DEĞİLDİR. İNSANLARLA İLİŞKİLERİNDE DİNLERİNİN YÜKLEDİĞİ ÇEŞİTLİ KURALLARI VARDIR, ÖRNEĞİN SELAMLAŞMAK. HER MÜMİN BİR BİRİNE SELAM VERMEKLE YÜKÜMLÜDÜR. BU DİNSEL BİR BİLGİDİR. AMA BU BİLGİ GÜNCEL YAŞANTIYA DİNAMİK BİR ETKİ VERİR. GÜNLÜK BEŞ VAKİT NAMAZ KILMASI GEREKİR VE BU BEŞ VAKİT NAMAZ, MÜMİN İÇİN SOSYAL BİR DÜZENLENEMEYİ DE İÇERMİŞTİR. ZEKÂT, HAC TÜRÜNDEN BİLGİLER DE DİNSEL BİLGİDİR VE BU BİLGİ TÜRLERİ SOSYAL VE EKONOMİK YANLARI OLAN, TOPLUMSAL BİLGİ TÜRLERİNİ DE DERİNDEN ETKİLER. BURADA DAHA BİRÇOK KONULAR VARDIR AMA HEPSİNE YER OLMADIĞINDAN KISACA ŞUNU SÖYLEMEK İSTERİM; DİNSEL BİLGİ, İKİ TEMEL YÖNÜ OLAN BİR BİLGİ TÜRÜDÜR. BUNLAR, BİRİNCİSİ DOGMATİK VE KESİN BUYRUKLAR İÇEREN TÜRDENDİR. BU BİLGİLER, ÖRNEĞİN AYET, KESİN OLARAK UYULMASI GEREKEN VE DEĞİŞMESİNE İMKÂN TANINMAYANDIR. İKİNCİSİ İSE AMELİ TÜRÜNDEN OLANALRDIR. BU BİLGİLER ÇEŞİTLİ YORUMLAR İÇERMİŞTİR. AMELİ BİLGİLER İSE, İBADET TARZINDA OLAN VE PRATİK YANİ POPÜLER TÜRÜNDE OLANLAR OLARAK AYRILIKLAR YAŞAR. ÖRNEĞİN BEŞ VAKİT NAMAZ, OTUZ GÜN ORUÇ, HAC VE ZEKÂT GİBİ, HEMEN HER KESİM İSLAMLAR TARAFINDAN KESİN OLARAK KABUL EDİLENLER İBADET TÜRÜNDENDİR. ÖTE YANDAN MEZHEPLER ARASINDA BİR TAKIM FARKLI YORUMLARA GİDEN, ÖRNEĞİN ABDESTİN HALLERİ YA DA İNSANLARLA OLAN İLİŞKİLERDE YER EDİNEN HALLER, DAVRANIŞ TÜRÜNDE OLAN BİR AMELDİR. BU FARKLILIĞA İMAM RABBANİ(K.S.) HAZRETLERİ ÇOK GÜZEL CEVAP VERMİŞTİR VE BU FARKLILIĞIN BİR BÜTÜNLÜK ARZ ETTİĞİ YÖNÜNDE BİR AÇIKLAMADIR.

FELSEFİ BİLGİ NEDİR? BU BİLGİ TÜRÜ KESİNLİKLE DOGMATİK OLMAYAN VE İNSAN USUNUN SORGULAMALARIYLA AÇIĞA ÇIKAN SORUNLARA YÖNELİK BİLGİLERDİR. BU BİLGİ TÜRÜNÜ DE KENDİ İÇİNDE İKİYE AYIRABİLİRİZ; BİRİNCİSİ, SOYUT VE GENELİ İÇEREN TÜRÜNDE, USLAMLAMALARA VE ZİHİNSEL BİR KÖKENE DAYANAN BİLGİ TÜRÜDÜR. BURADA MANTIK, FELSEFE, PSİKOLOJİ, SOSYOLOJİ TÜRÜNDEN BİLGİLER YER ALIR. İKİNCİSİ İSE SALT DENEYE DAYANAN TÜRDEN BİLGİLERDİR. ÖRNEĞİN FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, TIP, TEKNİK VE BENZERİ OLANLARDIR. BU BİLGİ TÜRLERİ KESİN OLARAK DENEYE DAYANIRLAR ZİRA ONLARIN BİLGİ OLUP OLMADIĞINA BAŞKA TÜRLÜ GİDEMEYİZ. AMA BİR DİĞER BİLGİ TÜRÜ, ÖRNEĞİN MATEMATİK YA DA TARİH VE EDEBİYAT TÜRÜNDE OLANLAR VARDIR. BU BİLGİ TÜRLERİNDE HEM DENEYLER VARDIR HEM DE GENEL VE SOYUT OLMA İMKÂNLARI VARDIR. YANİ, ASLINDA, GERİDE SAYDIKLARIMDA DA BU İKİ GENEL DURUM VARDIR. AMA ÖRNEĞİN TARİHİN KESİN BİR BİLİM OLUP OLMADIĞINA VEYA MATEMATİĞİN BİLİMSELLİK İÇERİP İÇERMEDİĞİNE DAİR TARTIŞMALAR BİTMEMİŞTİR. TARİH İLMİ DAHA ÇOK ŞUUR VE ZİHİN İÇİN AĞIRLIK BASARKEN MATEMATİK, DAHA ÇOK MANTIK VE PSİKOLOİYE YAKINLIK GÖSTERİR. ÖRNEĞİN MATEMATİĞİN DİLİ İLE EDEBİYATIN DİLİ, DİĞERLERİNİN DİLİNDEN FARKLIDIR. BİRİNCİSİ SEMBOLLERDEN İBARETTİR, İKİNCİSİ İSE KESİN BİR BİÇİM ÜZERİNDE DURAMAZ. ÖTE YANDAN FİZİK BİLİMİ DE GENEL SOYUTLAMALARA İHTİYAÇ DUYAR AMA BUNUN DORĞULUĞUNA ULAŞMAK İÇİN DENEYİM ŞARTTIR. BU YÜZDEN BİLİMLERİ KENDİ İÇİNDE LABARATUAR BİLİMLERİ VE BİÇİMSEL BİLİMLER OLARAK İKİYE DE AYIRABİLİRİM. BİRİNCİSİNE FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, TIP VE BENZERİ GİRER. İKİNCİSİNE MANTIK, MATEMATİK, PSİKOLOJİ GİREBİLİR. DİKKAT EDERSENİZ TARİH, EDEBİYAT, DİL, SOSYOLOJİ, FELSEFE BAŞLIKLARINA BİLİM DEMEDİM, BİRER BİLİM DEĞİLDİRLER VE BU KONULARA ASLA BİLİMDE DENMEMELİDİR. ÖRNEĞİN FELSEFEYE YA DA EDEBİYATA BİLİM DERSEK, BU İKİ DEĞİŞKENLİ KONUYA BELLİ BİR BİÇİM VERMEYE ZORLANMIŞ OLURUZ. OYSA BU İKİSİ ÖZGÜR KALMALIDIRLAR. TARİHE DE BİLİM DİYEMEYİZ VE BİLİM DEMEK, BİR KONU ÜSTÜNDE BELLİ BİR KANAATE SAHİP OLMAK DEĞİLDİR! BİLİM SADECE VE SADECE DENEYSEL BİR NETİCEYE GİTMELİDİR! BANA SORARSANIZ EN ASLİ BİLİM TIP BİLİMİDİR!

HER NEYSE, BURADA DİNSEL BİLGİ İLE FELSEFİ BİLGİ TÜRLERİ ARASINDA BİR TAKIM AYRIMLARIN OLDUĞU AÇIKTIR. DOGMATİK BİLGİ TÜRÜ SADECE DİNSEL ALANDA YER ALIR. BU İSE KESİN OLARAK KURAN-I KERİMDİR! BURADA “DOGMATİK” OLMAYI, TAMAMLANMIŞ OLMAYLA BİR TUTMUŞ OLDUĞUMUZ ANLAŞILMIŞTIR UMARIM. YOKSA TAMAMLANMIŞLIK DEMEK, GELİŞİMLERİ VE DEĞİŞİMLERİ ÖNGÖREMEYEN ANLAMINDA DEĞİLDİR! TAM AKSİNE, HİÇ BİR DEĞİŞİM VE GELİŞİM, ONUN TAMAMLANMIŞLIĞINA ERİŞECEK BİLİNCE SAHİP OLAMAZ, DEMEKTİR! BU YÜZDEN DOKUNULAMAZ OLAN VE “KİTAP” HÜKMÜNE SAHİP OLAN TEK ESER KURAN-I KERİMDİR! OYSA DİĞER BİLGİ TÜRLERİ SÜREKLİ DEĞİŞECEKTİR VE HEP DEĞİŞMİŞTİR; BU DA BİR TÜR DENEYİMDİR! KURAN-I KERİM ÜSTÜNE OLAN DÜŞÜNCEM İNANÇTIR AMA TARİH GÖSTERMİŞTİR Kİ O HİÇ DEĞİŞMEMİŞTİR VE BUNU BİLMEYİ DE DİĞER İLİM VE BİLİMLERE BORÇLUYUZ.

AŞAĞIDAKİ ESERİN OKUNMASINI TAVSİYE EDERİM. BURADA FELSEFECİNİN DİNSEL BİLGİ TÜRÜ ÜSTÜNE OLAN EĞİLİMLERİ VAR. 

 "FELSEFENİN AMACI DÜŞÜNCELERİN MANTIKSAL AÇIKLIĞIDIR. FELSEFE BİR ÖĞRETİ DEĞİL, BİR ETKİNLİKTİR. FELSEFENİN SONUCU, `FELSEFE TÜMCELERİ` DEĞİL, TÜMCELERİN AÇIK HALE GELMESİDİR."(WİTTGENSTEİN)  

  • Kategori: Kitap
  • Saat: 20 Eylül 2012 - 16:30
Eylül
2012
20
PRAGMATİZM NEDİR?, KİTAP
etiketler: PRAGMATİZM, DİL, FELSEFE, FİLOZOF, DENEY

J.J. ROUSSEAU, EMILE ADLI ÇALIŞMASINDA, KENDİSİNİN FELSEFE TEORİLERİNDEN DEĞİL, OLGULARDAN YOLA ÇIKARAK BU ESERİNİ YAZDIĞINI BELİRTMEKTEDİR. BANA GÖRE BU TEMEL AYRIM, ROUSSEAU’YU ANLAMAK İÇİN ÖNEMLİDİR. ASLINDA PRAGMATİST BİR YAKLAŞIM AÇISINDAN DA ÖNEMLİ BİR AYRIMDIR. OLGULARA KARŞI GÖSTERİLEN BİR ÖNCELİK OLARAK PRAGMATİST YAKLAŞIM, SOYUT VE KURGUSAL BAKIŞ AÇILARINA KARŞI BİR TAVIRDIR! ELBETTE SOYUT BİR DÜŞÜNMEYE HEP İHTİYACIMIZ OLACAKTIR. LAKİN PRAGMATİST TAVIR, KENDİ BAŞINA DEĞİL, SOYUT DÜŞÜNÜŞLE BİRLİKTE ELE ALINDIĞINDA BİR ANLAM SAHİBİDİR.

PRAGMATİZM BİR YÖNTEM OLARAK, SOYUT VE METAFİZİKSEL DÜŞÜNÜŞLERİN KARŞISINDA YER ALMIŞTIR. BU BİR YERDE HEGELCİ DÜNYANIN ELEŞTİRİSİDİR. PRAGMATİZM İNGİLİZCE KONUŞULAN DÜNYA DA HÂKİM BİR DİL ÜRETMİŞTİR. BURADA BİR DİL ÜRETMİŞTİR DERKEN, BU DİLİN POLİTİK VE İDEOLOJİK ALANA YAYILMAMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR. BU YÜZDEN PRAGMATİZM İLE “FAYDACILIK” KELİMESİNİ SAF BİR BİÇİMDE AYNI ANLAMDA DÜŞÜNEMEYİZ. ÇÜNKÜ FAYDACILIK, BASİT BİR KURGU BİLE DEĞİLDİR VE O GENEL BİR ANLAMDA YAŞAMSALDIR! YANİ BEN DİYORUM Kİ, “FAYDACI” BİRİ “PRATİK” BİR YAŞAMSAL İLGİ İLE ANLAŞILACAK BİRİDİR. AMA PRAGMATİST BİR DÜŞÜNCE, KENDİ GEÇERLİLİĞİ İÇİN SOYUT VE GENEL KURAMLARA YASLANMAK ZORUNDADIR. J.DEWEY, YA DA W. JAMES BU TÜRDEN KİŞİLERDİR VE HİÇ BİRİ SALT BİR FAYDACI ANLAMINA HAİZ OLAMAZ! BURADAN HAREKETLE, AŞAĞIDA ÇALIŞMASINI SUNDUĞUM PORFESÖR SARA ÇELİK HOCA İLE YAKINLIK İÇİNDEYİM AMA KENDİSİNDEN BU KONU ÜSTÜNE DAHA YORUMLU VE ELEŞTİREL BİR ÇALIŞMAYI BEKLİYORUM. BUNUN NEDENİ, ÜLKEMİZDE MEYDANA GELEN DEĞİŞİMLER VE GELİŞMELERDEN ÖTÜRÜ, PRAGMATİST DÜŞÜNCEYİ DAHA YAKINDAN TANIMA İHTİYACINDANDIR. YANİ, ÖZGÜRLÜK KAVRAMI HAKKINDA BİRÇOK YAZILAR YAZILABİLİR AMA ONUN YAŞAMSAL OLANAKLARI VAR OLMADIKÇA, ÖZGÜRLÜK VAR OLAMAZ!

SARA ÇELİK HOCA AŞAĞIDAKİ ESERİNDE, PRAGMATİST DÜŞÜNÜRLERİ ANLATMIŞ VE ÖNDE GELENLERİ HAKKINDA BİZLERE TANITICI YAZILAR SUNMUŞ. BU TÜRDEN ÇALIŞMALARA, ŞU EKRANLARDA YAPILAN POLEMİK TARTIŞMALARININ ÖNÜNÜ ALABİLMEK İÇİN, İHTİYACIMIZ VAR! İNSANLAR ANALİTİK BİR YÖNTEM İZLEMEYİ, GÜNCELİ SORGULAMAKLA AYNI ŞEYMİŞ GİBİ DÜŞÜNÜRLER; OYSA ANALİTİK BİR ÇABA, ÖNCE GENEL BİR ANLAMAYI DA İÇERİR! J.J. ROUSSEAU’NUN DEDİĞİ GİBİ; GENELİ GÖRMEDEN PARÇALARI NEREYE OTURTACAĞIMIZI BİLEMEYİZ! AMA PARÇALARI DA TANIMADAN GENELİN FAYDASINA ULAŞAMAYIZ. BURADA “GENEL” İLE “PARÇA” ARASINDA BİR TARTIŞMA YOK İŞTE! BURADA SADECE BU İKİ DURUMUN UZLAŞISI VAR VE BU UZLAŞI SOYUT VE MANTIKSAL BİR DURUMDAN İBARET DE DEĞİL ABİ! ŞU DURUMU BİR ANLASAK BİRÇOK SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDE YETERLİ OLACAKTIR!

BİR ÖRNEĞİN TARTIŞILMASI YA DA BİR KURAMIN İRDELENMESİNDE NELERE DİKKAT EDERİZ? SÖZ GELİMİ TRAFİK KAZALARINDA BİZ NELERLE İLGİLENİRİZ? POLİS TEŞKİLATININ DAHA GÜÇLÜ OLMASI MI? RADAR VE HIZ ÖLÇÜM TEKNİĞİNİN DAHA İYİ OLMASIYLA MI? YOL VE GÜVENLİĞİN DAHA SAĞLAM OLMASIYLA MI? BUNLARLA HEP İLGİLENDİK AMA KAZALARIN ÖNÜNE GEÇİLMEDİ. DEMEK Kİ BAŞKA ŞEYLER VAR. BEN BİR ŞEY SÖYLEYEYİM Mİ? BİZ TOPLUM OLARAK TRAFİK KÜLTÜRÜNDEN HİÇ ANLAMIYORUZ! BİREY OLARAK TAM BİR TRAFİK CAHİLİYİZ! BU KONUDA DENEYİMLİ BİRİ OLARAK KONUŞUYORUM VE TRAFİK, DENEYİMLERLE SABİT BİR KÜLTÜRDÜR!

BENİM MESLEĞİM ŞOFÖRLÜKTÜR. KIRKLARELİNDEN AĞRI’YA KADAR MAL TAŞIDIM. İSTANBUL VE ÇEŞİTLİ TURİZM BÖLGELERİNDE TURİSTLERİ TAŞIDIM. TIR(dorse) VE OTOBÜS EHLİYETLERİM VAR VE ŞOFÖRLÜĞÜN EHLİYET İLE ÇOK AZ BİR İLGİSİ VAR! YOLLARDA UZUN YOLCULUK HAKKINDA BİLGİSİZ BİR SÜRÜ ADAM VAR VE BU ADAMLAR, ALTLARINDAKİ ARABAYA O KADAR GÜVEN DUYUYORLAR Kİ; ŞOFÖRLÜĞÜN BİRİNCİ KURALINI İHLAL EDİYORLAR! BU KURAL; NE KADAR DENEYİMLİ OLURSAN OL, ASLA “BEN İYİ ŞOFÖRÜM” DEMEYECEKSİN, KURALIDIR. TEMKİNLİ OLMANIN BİRİNCİ KONUSU BUDUR. BİR DİĞERİ, KAZA YAPMAMANIN KURALI YOLDA YAVAŞ GİTMEK DEĞİLDİR, HIZ VE YAVAŞLIK, YOLUN AKIŞINA GÖRE DEĞİŞEN KONULARDIR. ÜÇÜNCÜSÜ, DİREKSİYON SİMİDİNİ İKİ EL İLE TUTMAKTIR! VE BU ELLER 45 DERECE AÇI İLE DURMALIDIR VE SİMİDİN DIŞ ÇEPERİNDEN TUTMALIDIR. ELBETTE BUNLAR TRAFİK KURALLARI OLARAK ANLATILMIŞTIR AMA DENEYİMİM GÖSTERDİ Kİ, DİREKSİYON SİMİDİNİN İÇİNDE DURAN EL, ANİ BİR HAREKETLE KIRILABİLİYOR VE O KİŞİ İÇİN ARTIK DİREKSİYONA HÂKİMİYETLİK SONA ERİYOR. BU YÜZDEN RALLİ SÜRÜCÜLERİ AĞIRLIK ÇALIŞMASI YAPARLAR! DÖRDÜNCÜSÜ, KOLTUĞA DOĞRU BİR OTURUŞ ÖNEMLİDİR. BUNUN ÖNEMİ, VÜCUTTAKİ KAN DOLAŞIMININ DÜZGÜN SEYRİ İÇİNDİR. SERT TABANLI BİR KOLTUK OMİRİLİK İÇİN ÇOK SAKINCALIDIR VE REFLEKSLERİMİZİ OLUMSUZ ETKİLER. ÖRNEĞİN 5 SAATLİK BİR YOLCULUKTA EN GEÇ İKİ SAAT SONRA ARAÇTAN İNİP 5 DAKKA İLERİ GERİ BİR YÜRÜYÜŞ YAPMAK ÇOK ÖNEMLİDİR. BEŞİNCİSİ, ARACIN İÇİNDE KONUŞMALAR, SES, HAVANIN SICAKLIK AYARLARI VE BENZERİ DURUMLAR ÇOK ÖNEMLİDİR VE DİKKATSİZLİĞİN TEMEL KONULARIDIR. ALTINCISI, UYKU HALİDİR VE BU DURUM, İKİNCİ AŞAMADA GÖZLERİN VE BEYNİN DALGINLIĞIDIR; ZATEN KAZA BU AŞAMADAN SONRA OLACAKTIR. HERŞEY ESNEME İLE BAŞLAR VE GÖZLERİMİZ NEMLENECEK KADAR ESNİYOR İSEK ARTIK DİNLENME VAKTİ YAKLAŞMIŞ DEMEKTİR. UYKUYA NEDEN OLAN İLK SORUN “UYKUSUZLUK” HALİDİR. AMA ÇOĞUMUZ ZATEN UYKUSUZ YOLA ÇIKMAYIZ. FAKAT BAZI BÜNYELER, ARAÇLA YOLCULUĞA BAŞLADIKTAN KISA BİR SÜRE SONRA UYKU İSTEMEYE BAŞLAR. BU DURUM, BÜNYE SORUNUDUR VE ARACIN SALLAMASI İLE İLGİLİDİR. BAZILARI SICAKLA VE BAZILARI SOĞUK İLE UYKU İSTEYEBİLİR. BANA GÖRE ASIL SORUNLARDAN BİRİSİ, YOLCULUĞA ÇIKMADAN ÖNCE YEDİKLERİMİZDİR! HAMUR VE SÜT ÜRÜNLERİNİN UYKUYU TETİKLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM. ÖTE YANDAN BİR ŞEY DİKKATİMİ ÇEKTİ; ARACIN İÇİNE SIKILAN KOKU ÜRÜNLERİ DE UYKUYU TETİKLİYOR! ÜSTÜMÜZE GİYDİKLERİMİZ, RAHAT VE DARLIĞINA GÖRE KİMİLERİNİ UYKU AÇISINDAN TETİKLEYİCİ OLUR. ŞUNU ISRARLA SÖYLÜYORUM; BÜNYENİZDE BİR CANSIZLIK OLDUYSA VE BİR KEZ DAHİ GÖZLERİNİZİN DALDIĞINI FARK ETTİYSENİZ, HEMEN SAĞA ÇEKİN VE BEŞ DAKKA UYUYUN! BU BEŞ DAKKA SİZE BİR SAAT KAZANDIRACAKTIR! FAZLA AÇLIK İÇİNDEYSENİZ, MİDENİZİN SALGILADIĞI ENZİMLER BEYNİN BU TARAFA YOĞUNLUĞUNU ARTTIRACAĞINDAN, BİR ŞEYLERLE MİDENİZİ ALDATIN. ÖRNEĞİN MEYVE UZUN YOLCULUK İÇİN ÇOK ÖNEMLİDİR. BİR DENEYİM OLARAK SÖYLÜYORUM; KURU YA DA YAŞ ÜZÜM ÇOK AMA ÇOK ETKİLİDİR! ASLA ÇEKİRDEK TÜRÜ ŞEYLERE RAĞBET ETMEYİN, YAĞLI OLDUKLARINDAN KAN AKŞINIZI YAVAŞLATACAKTIR. ÖTE YANDAN GECE YOLCULUKLARINDA AĞZINIZDA SAKIZ OLMAMALIDIR, ZİRA SAKIZ ŞAKAKLARIMIZI YORACAKTIR! BU SAĞ VE SOL LOP BEYİNDE YER ALAN NÖRONLAR İÇİN SAĞLIKLI DEĞİLDİR. BEYİN BU YORGUNLUKTAN GENEL OLARAK ETKİLENİR. AMA BAZILARI SAKIZIN UYKUYA ENGEL TEŞKİL ETTİĞİNİ VE İNSAN UYUSA BİLE SAKIZIN UYARACAĞINI DÜŞÜNÜR. ŞUNU SÖYLEYEYİM; AĞZINDA SİGARA İLE DAHİ UYUYARAK KAZA YAPANLARI DUYDUM!      

TÜM BUNLAR BİREYSEL ÇABALARIMIZDIR. BUNUN YANINDA KARAYOLALRININ İHMALLERİ ÖNEMLİDİR VE MUCURLU YOLLAR TEHLİKELİDİR. VİRAJLARDAKİ MÜHENDİSLİK HATALARI, İŞARETLERDE OLUŞAN EKSİKLİKLER VE BENZERİ UNSURLAR DA ELBETTE ÖNEMLİDİR. AMA ASLA BİREYSEL KONUMLARIMIZ KADAR ÖNEMLİ DEĞİLDİR. TRAFİK KAZALARI, BÜYÜK ORANDA BİREYSEL KAZALARDIR! ÖRNEĞİN ANAMUR GAZİPAŞA YOLU VARDIR VE BU YOLDA HER ŞOFÖR DİKKAT KESİLMEK ZORUNDADIR. İŞTE BU DİKKAT KAZALARIN ÖNÜNE GEÇER. OYSA DÜZ YOLDA İNSAN ESNER, DİKKATİ DAĞILIR VE AĞIR ÖLÜMLÜ KAZALAR OLABİLİR. ARACIN GENEL BAKIMI VE LASTİKLERİN UYUMU ÖNEMLİDİR. TAKOZ, ZİNCİR VE KÜÇÜK ÇAPLI ELEKTİRİK ARAÇLARI, ÖRNEĞİN YEDEK BİR PARK AMPÜLÜ, OLMASI GEREKİR. AMA TÜM BUNLAR, YİNE DE BİREYSEL ALANIMIZIN ÖNÜNE GEÇECEK KADAR ÖNEMLİ DEĞİLDİR. BİZLER TRAFİK KÜLTÜRÜNÜ EHLİYET KURSLARINDAN DEĞİL, LİSE ÇAĞLARIMIZDAN İTİBAREN ALMAK ZORUNDAYIZ.

BU ÖRNEĞİN KONUMUZ İLE NASIL BİR İLİŞKİSİ VAR? SÖYLEMEK İSTEDİĞİM, KAZALARA ENGEL OLMANIN ÇABASI, YOLLARDA GEÇEN VAKTİMİZİ DOĞRU ANALİZ ETMEKLE İLGİLİDİR. İŞTE PRAGMATİST YAKLAŞIM BUDUR!      

  • Kategori: Kitap
  • Saat: 20 Eylül 2012 - 16:26
Eylül
2012
20
BİLİM VE FELSEFE TARİHİ, KİTAP
etiketler: İSLAM, BİLİM, TEFEKKÜR

PROFESÖR HALİL İNALCIK “İLİM İLE BİLİM” KELİMELERİNİN KENDİSİNE FARKLI ANLAMLAR VERDİĞİNİ SÖYLÜYOR. BİLİM KELİMESİNDEN FARKLI ANLAMLARA GİDENLER VAR VE BU DURUM MODERNİTE ADINA ŞAŞILASI OLMASA GEREK. ASLINDA “BİLİM” KAVRAMINDA NESNEL BİR HAVA VAR VE POZİTİVİST BİR ÇAĞDA BU HAVAYA BÜRÜNMÜŞ OLMALIDIR. İLİM SAHİBİ KİŞİ ÂLİM KİŞİDİR. BİLİMSEL ÇABALAR İLE İLMİ ÇABALARI AYIRAN SANKİ DENEYSEL BİR OLGUYA DAİRDİR. OYSA İLİM DENİLİNCE DE HEMEN HER TÜRDEN BİLMEYİ KAPSAYAN BİR ANLAM İÇERİLMİŞTİR. BU YÜZDEN “BİLİMCİLİK” KAVRAMINDA ANLATILAN KESİN OLARAK NESNEL BİR DÜŞÜNÜŞTÜR. ÖRNEĞİN İSLAM BİLİMLERİ DEMEYİZ DE İSLAM İLİMLERİ DERİZ. DOĞA İLİMLERİ DEMEYİZDE DOĞA BİLİMLERİ DERİZ. YA DA BU DEYİŞLERİ TERCİH EDERİZ. BU DURUM SANIRIM YAPAY BİR AYRIŞMAYI TETİKLİYOR VE PARALEL BİR DÜŞÜNÜŞ OLUŞTURUYOR.

BİLİM DENİLİNCE AKLA, KENDİSİNE KARŞITLIK OLARAKTA FELSEFE GELİYOR. FELSEFENİN BURADA YER ALAN KARŞITLIĞI METAFİZİKSEL BİR DÜŞÜNCEDİR VE POZİTİVİZİM, TIPKI DİN OLGUSUNA YAPTIĞI GİBİ, FELSEFEYE DE KENDİNE GÖRE TANIMLAMALAR GETİRMEYE ÇALIŞMIŞTIR. POZİTİVİZİM BU ÇAĞDA BU TANIMLAMALAR İLE KENDİNE MİSYONLAR YÜKLEMİŞ AMA BU EREĞİNE ULAŞAMAMIŞTIR. GERÇİ ONUN ÇABASI TÜKENMEMİŞTİR VE BANA GÖRE HER ÇAĞIN KENDİNE GÖRE POZİTİF BİR DÜŞÜNCESİ HEP VARDI!

FELSEFE İSE TIPKI DİN GİBİ, BU POZİTİF ÇAĞA KARŞI TEMKİNLİ DAVRANMIŞ VE BELLİ BİR SÜREDEN SONRA ATAĞA KALKMIŞTIR. BU DOGMATİK DÜŞÜNCE(POZİTİF) ELEŞTİRİLERE MARUZ KALMIŞ VE İNSAN AKLINA DİLEDİĞİ GİBİ BİÇİM VEREMEMİŞTİR. ÇÜNKÜ İNSAN AKLINI SANAYİ YA DA ENDÜSTRİ DİZGESELLİĞİNDE ÜRETEMEZSİNİZ; USUN SANAYİSİ KUŞKUDUR VE ONU VAZİFE EDİNEN İSE FELSEFEDİR. DİN İSE TEMELİNDE KENDİNİ ÜRETTİĞİ “İNANÇ” OLGUSUNA YENİ GÖREVLER YÜKLEMİŞTİR. DİN YANİ “YARATICI”NIN EMİRLERİ/buyrukları İNSANOĞLUNA HER ZAMAN YENİ YOLLAR VE YENİ YÖNTEMLER SUNABİLME YETİSİNE SAHİP OLDUĞUNDAN, İMAN SÜREKLİ TAZELENMİŞTİR. AHİR ZAMAN ÇAĞI, FİTNELERİN ÇAĞIDIR! BU YÜZDEN KISA DÖNEME ÇOK İŞLER DÜŞMÜŞ VE BİLGİNİN ÇEŞİTLİLİĞİ HIZLA YÜKSELMİŞTİR.

FELSEFENİN EN CİDDİ VE KADİM RAKİBİ DİNDİR. ÇÜNKÜ BU İKİ KUTUP, AKIL VE ONUN MELEKELERİ ÜSTÜNDE YETKİ SAHİBİ OLMA SAVAŞINI VERİRLER. AKIL İSE, BU İKİ KUTUPTAN BİRİNİN EMRİNE GİRMEKTEN ASLA KURTULAMAMIŞTIR; NİHAYETİNDE ÖZGÜR BİR AKILDAN SÖZ EDEMEYİZ! ÖZGÜRLÜK RUHSAL BİR OLGUDUR VE ONUN İÇİN VİCDANIN RAHATLIĞI VE KALBİN FERAHLIĞI GEREKİR. KALBİNDE VE VİCDANINDA SIKINTILI OLANLAR ÖZGÜR OLAMAZLAR! KALBİ FERAHLIK İÇİNDE OLAN KİŞİNİN ZİHNİDE AÇIKTIR, ŞEFFAFTIR. BU KİŞİLERİN İMANI YERİNDEDİR VE ONLAR İÇİN MUĞLÂK OLAN DÜNYASAL OLANDIR.

BURADAN HAREKETLE İSLAM DÜNYASINDA VE ONUN BİLGE KİŞİLERİNDE FELSEFE ARAMAK, FELSEFİ BİÇİMLER TAAVVUR ETMEK BİR ZORLAMADIR. ÇÜNKÜ FELSEFE DÜNYASALDIR! ONUNLA İMANIMIZI GÜÇLENDİREMEYİZ VE ONUNLA ZİHNİMİZDE YER EDİNEN EKSİKLİKLERİ SORGULASAK BİLE GİDEREMEYİZ. BEN AÇIKÇA, FELSEFE İLE HAKİKATİ ARAMIYORUM, İNANDIĞIM HAKİKATE ÇÖZÜMLEMLER İÇİN ONDAN FAYDALANIYORUM. BU SÖZ KELAM İLMİNE YAKINLIK İÇERSE DE, KELAM İLMİNDE YER ALDIĞIMI SANMIYORUM. BANA GÖRE İBN ARABÎ, İMAM GAZZALİ, İMAM MATURİDİ, SADRETTİN KONEVİ, MEVLANA CELALETTİN RUMİ, CÜNEYDİ BAĞDADİ, İMAM RABBANİ(K.S.), ŞAH-I NAKŞİBENDÎ(K.S.), FAHRETTİN RAZİ, ŞEYH EDEBALİ VE DİĞER BÜYÜK BİLGİNLER VE BİLGE KİŞİLER, BİRER FELSEFECİ DEĞİLLERDİR. VE AYRICA, GÜNÜMÜZDEN ONLARI BU ÇERÇEVEDE İZLEMEYE ÇALIŞMAK; BAŞKA BİR ŞEYE BENZEMEYE ÇALIŞMAK GİBİDİR. ÖTE YANDAN FARABİ, İBN SİNA, İBN RÜŞT GİBİ KİŞİLER İSE FİLOZOF DEĞİLDİRLER; ONLARIN FELSEFE İLE DİNE YAKLAŞIMLARI HİÇTE UYGUN OLMAMIŞTIR VE İMAM GAZZALİ VE İMAM RABBANİ, BU SÖYLEMLERİM İÇİN İKİ TEMEL KAYNAKTIR. DİN İLE FELSEFE, BU YÜZDEN KESİN OLARAK AYRI KONULARDIR.

BU ANLAMDA ŞU AŞAĞIDAKİ ESER TAMDA BENİM HİÇ HAZ ALMADIĞIM TÜRDEN OLACAKTIR. “OSMANLIDA BİLİM VE FELSEFE” ADINDA Kİ BU ESER, NEYİ AMAÇLIYOR? OSMANLIDA BİLİM YA DA FELSEFE ARAMAK BOŞUNADIR, ÇÜNKÜ BİLİM O SIRALAR TANINMAYAN BİR ŞEYDİR. ÖRNEĞİN KEMAL PAŞAZADE NASIL BİR FELSEFECİDİR? HOCAZADE, ALAATTİN TUSİ YA DA ALİ KUŞÇU NE TÜRDEN BİR BİLİM ADAMIDIR YA DA İŞTE FELSEFECİDİR? ÖRNEĞİN DAVİD HUME YA DA KANT GİBİ FİLOZOFLAR İLE BU KİŞİLERİ BİR KARŞILAŞTIRIN; FELSEFE ADINA NASIL BİR İLGİ BULACAĞIM? SÜREKLİ ŞERHLERLE DOLU KİTAPLAR VE ŞERH YAPMAK İSE FİLOZOFCULUK DEĞİLDİR. NE F.BACON NE G.VİCO NE DESCARTES NE DE ERASMUS TARZINDA BİR ZİHİNDEN SÖZ EDEMEYİZ, İSLAM COĞRAFYASININ TÜMÜNDE! BU KİŞİLER, HIRİSTİYAN DÜŞÜNÜŞÜN AÇIKÇA YANILGILARINI GÖRMÜŞLER VE BURADAN HAREKETLE AKILLARINA SARILMAYA ZORLANMIŞLARDIR. BİZLER BU SIRALAR ZATEN YETERİNCE GÜÇLÜYÜZ, ZENGİNLİKLERE SAHİBİZ VE ZENGİN YOLLARA VE HALKLARA HÜKMEDİYORUZ. AMA BU ZENGİNLİKLER YERİNE YENİ YÖNTEMLER KONULAMAYINCA ARTIK TÜKENDİ! ŞU İSLAM COĞRAFYASINA BİR BAKIN LÜTFEN; NE GÖRÜYORSUNUZ?  AVRUPA EKONOMİK KIRİZ YAŞADI DİYE ZİL TAKIP OYNAYACAK KİŞİLER VAR. BİZ BU KRİZDEN MEDET UMUYORUZ! SENDE ÇALIŞ SENİNDE OLSUN KARDEŞ!

PROF. Y. HALAÇOĞLU BİR PROGRAMDA “AVRUPA’DA MEDENİYET DİYE HİÇ BİR ŞEY YOKTUR” DİYORDU; AMA BUNU MEDYADAN DİYORDU. HATIRLATIRIM, MEDYA BİR AVRUPA MEDENİYETİDİR. BUNUN GİBİ NE ACAYİP SÖZLER DUYUYORUZ. BİR KİTAP OKUDUM, SOSYOLOJİ TEORİLERİ ÜSTÜNE, YAZAR; TÜRKİYE’DE BİRÇOK AKADEMİSYENİN KULLANDIĞI SOSYOLOJİK KAVRAMLARIN ASIL SAHİPLERİNİ TANITMAK İSTEMİŞ, YANİ YAPILAN HIRSIZLIKLARA İŞARET ETMİŞ.

BEN ŞÖYLE DÜŞÜNÜYORUM; KÜLTÜRÜMÜ VE KİMLİĞİMİ KENDİ KAYNAKLARIMDAN ÖĞRENDİM. BİLİMİ VE FELSEFEYİ İSE KENDİ SAHİPLERİNDEN ÖĞRENDİM. BU YÜZDEN FELSEFE İLE İTİKADIM ARASINDA SORUN YAŞAMIYORUM. FİLOZOF KANT NASIL Kİ ZİHNİMDE BİR EĞİTMEN İSE AYNI ŞEKİLDE İMAM MATURİDİ DE ZİHNİMDE BİR EĞİTMENDİR. AMA KALBİM BU İKİ EĞİTMEN ARASINDA SEÇİM YAPMAK ZORUNLUĞUNDA DEĞİLDİR; ZİRA BEN FELSEFE İLE DİNİ ÇATIŞTIRANLAR DEĞİLİM! BEN, “İLİM ÇİN’DE DE OLSA GİDİP ALINIZ” SÖZÜNE İLGİ DUYAN BİRİSİYİM. YA DA “ONLARIN DİLİNİ ÖĞRENİRSENİZ, ONLARIN ZARARLARINDAN EN AZ BİR ŞEKİLDE ETKİLENİRSİNİZ” SÖZÜNE DE İLGİ DUYUYORUM. BU HADİSLER, MÜSLÜMAN KİŞİYE YOL, YÖNTEM VEREN TÜRDENDİR. BU ANLAMDA FELSEFECİLİK OYNAMAYA GEREK YOK, KENDİ DÜSTURLARIMIZLA KENDİMİZİ YENİDEN YORUMLAYABİLİRİZ! ÖYLE İSE TASAVVUF İLE FELSEFEYİ, İNANÇ İLE BİLİMİ, PRATİK İLE YAŞANTIYI ARTIK BİR BİRİNDEN AYIRMAYA ÇALIŞALIM. 

  • Kategori: Kitap
  • Saat: 20 Eylül 2012 - 16:20
Eylül
2012
19
FİLOZOFLARIN GELENEĞİ;ZİHİN, KİTAP
etiketler: FELSEFE, FİLOZOF, GELENEK, DÜŞÜNCE, US, BİLGİ, TERİM

“GEÇMİŞ TÜM HAYATIMIZ HAFIZADADIR VE EN KÜÇÜK TEFERRUATA KADAR BURADA SAKLIDIR VE BİZ HİÇ BİR ŞEYİ UNUTMUYORUZ. BİLİNCİMİZİN DAHA İLK UYANIŞINDAN BERİ DUYUP İSTEDİĞİMİZ, ALGILADIĞIMIZ VE DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ BÜTÜN ŞEYLER YOK EDİLEMEZ BİR ŞEKİLDE KENDİLİĞİNDEN SÜREKLİ/devamlı OLMAKTADIR.” (H.BERGSON)/L.BAYRAKTAR/AKTARIM)

İNSAN BİR HAFIZA BÜTÜNÜDÜR, ORADA GEÇMİŞ İLE BİR ANALOJİ KURULUR, GELECEK İSE BU ANALOJİ ÜSTÜNDE ANLAMLI KILINIR. HAFIZA, FELSEFİ BİR SORGUDUR. ÇÜNKÜ ONUN İLİŞKİLENDİĞİ ZİHİN, US VE BİLİNÇ METAFORLARI NE DENLİ AÇIKLIK İÇİNDE OLMUŞSA O DENLİ KENDİSİ DE AÇIĞA GELMİŞ OLUR.

“TİN, SOYUTLANMIŞ BİR ŞEY DEĞİLDİR. İNSAN DOĞASINDAN YAPILMIŞ BİR SOYUTLAMA DEĞİLDİR. BİREYSELDİR, ETKİNDİR VE CANLIDIR. TİN, DÜŞÜNENDİR, VAROLAN BİR ŞEYİN DÜŞÜNMESİDİR. VAR OLDUĞUNU VE NASIL VAR OLDUĞUNU DÜŞÜNMESİDİR. TİN, BİLENDİR FAKAT BİLME USU OLAN BİR NESNENİN BİLİNCİDİR. AYRICA TİN, KENDİSİNİN BİLİNCİ OLDUĞU ÖLÇÜDE BİLİNCE SAHİPTİR. YANİ BEN BİR NESNEYİ, ONDA AYNI ZAMANDA KENDİMİ BİLDİĞİM, OLDUĞUM ŞEYİN BENİM İÇİN AYNI ZAMANDA NESNE OLDUĞUNU, ŞU YA DA BU ŞEY OLMADIĞIMI, KENDİSİ ÜZERİNE BİLDİĞİM ŞEY OLDUĞUNU BANA SÖYLEYEN KENDİ BELİRLENİMİMİ BİLDİĞİM ÖLÇÜDE BİLİYORUM.”(W.HEGEL)

“HİÇ DURMAKSIZIN ORTAYA ÇIKAN PROBLEMLERİ ÇÖZME ZORUNLULUĞU İNSAN RUHUNUN FAALİYETİNE YÖN VERDİĞİ İÇİN, İNSAN RUHU HÜR BİR KUVVET OLARAK HAREKET EDEMEZ. BU PROBLEMLER, TOPLUM HAYATININ GEREKLERİNE SIKICA BAĞLIDIRLAR. BU GRUP HAYATININ TEMEL ŞARTLARI BİREYİ ETKİLEMEKLE BERABER, TOPLUM HAYATININ GERÇEKLERİ, NADİREN VE YALNIZCA BİR DERECEYE KADAR BİREYDEN ETKİLENMEKTEDİR.”(ADLER)

(…)

İNSAN ZİHNİ ÜSTÜNE ÇEŞİTLİ TEORİLER VARDIR VE ASLINDA, BU TEORİLER, DESCARTES’İN MEŞHUR ‘DÜALİST’ FELSEFESİNE YA KARŞIDIRLAR YA DA ONUN YOLUNDA/izleğinde DEVAM EDEN BİR SÜRÜ DÜŞÜNCELERDİR. BURADA FİLOZOF KANT ve daha önceleri LOKCEU VE HUME, SPİNOZE VE HEGEL’İN YÜKSEK BİLİNÇ FELSEFESİ; SONRALARI MARX, BERGSON, RYLE VE J. SEARLE GİBİ DÜŞÜNÜRLER, ŞİMDİ AKLIMA GELİVEREN BİR KAÇIDIR! İNSAN ZİHNİ BELLİ BİR GELENEKSEL DÜŞÜNCEYE DE SAHİP OLMUŞTUR. BURADA ELBETTE ANTROPOLOJİNİN KÜLTÜR VE DİL BAĞLAMLARI(ÖRNEĞİN GEERTZ’İN DÜŞÜNÜŞLERİ), PSİKOLOJİNİN HEMEN HER TÜRDEN YAKLAŞIMLARI(ÖRNEĞİN LACAN, G.JUNG), SOSYOLOJİNİN TARİHSELCİ VE BİREYSELCİ BAKIŞLARI(ÖRNEĞİN COMTEU VE DURKHEİM’İN BENZER TUTUMLARI, AYRICA ŞİKAGO OKULU), SOSYAL PSİKOLOJİ VE FİZİKALİST BİLİMSEL ÇALIŞMALAR… BU DÜŞÜNCE OKULLARI KENDİ ÇALIŞMA DURUMLARINA GÖRE İNSAN ZHNİ ÜSTÜNE YAZIP, KONUŞTULAR. ELBETTE BEN DE ÂCİZANE OLARAK “İNSAN ZİHNİ” ÜSTÜNE YOĞUNLAŞAN BİRİYİM VE ZAMANI GELDİĞİNDE, BU OKULLARIN BELLİ DÜŞÜNCELERİYLE BİR ÇEŞİT EKLEKTİK BİR ÇABA İÇİNE BÜRÜNMÜŞ OLACAĞIM. AMA BENİM AÇIMDAN ASIL KONU, ANTROPOLOJİ İLE ZİHİN İLİŞKİLERİDİR VE İNSAN ZİHNİNİ “BİR İNŞA SÜRECİ” OLARAK GÖRMEME DE BU TEMEL İLİŞKİ NEDEN OLMAKTADIR…

HER NEYSE, ZAMANIM VARSA BUNLARIN GENİŞ AÇILIMLARINI SUNACAĞIM.

ŞU AŞAĞIDA Kİ ESER “ZİHİN KAVRAMI” OLARAK ADLANDIRILMIŞ VE KONUYA İLİŞKİN CİDDİ TESBİTLERLE BİZLERE ÇOK YARDIMCI OLMUŞTUR. BU ESERİN BİR GELENEĞİN EN ÖNEMLİ ÜRÜNÜ OLDUĞU KANISINDAYIM; FİLOZOFLARIN GERÇEKTE GELENEKLERİ BU TÜRDEN BİR ÇALIŞMADIR! BİR FİLOZOFUN BELLİ AMAÇLARI YOKTUR, AMACI VARDIR VE BU AMAÇ “ZİHİN KURGULARINI ÇÖZÜMLEMEKTİR” BU TÜRDEN BİR AMACI KİMSE DURDURAMAZ, ZATEN GÖRÜNÜR BİR EDİM DEĞİLDİR! BU YÜZDEN BU AMACIN İŞÇİLERİ ENTELEKTÜELLER, EYLEM ADAMLARI VE SANATÇI KESİMLERİDİR! HİÇ BİR GÜÇ BU SOKAĞA HÂKİM OLAMADI! FİLOZOFLARIN SOKAĞI, AKLIN BİR DİZGESİDİR

  • Kategori: Kitap
  • Saat: 19 Eylül 2012 - 13:41