Arama Motoru
Kategoriler
Müzik Köşesi
Resim Köşesi
SOSYOLOJİ ÜSTÜNE NOTLAR: BÖLÜM 9)
  • Kategori: Sosyoloji
  • Tarih: 23 Ağustos 2015

Aile ilişkisinin temel çıkış noktası, çocuklara (ya da yavrulara) bakmak içindir ve akraba ilişkisidir. Aile kavramının ilk aşaması, çekirdek ailedir. Çekirdek aileden farklı olarak geniş aile, anne baba ve çocuk birlikteliğinin genişletilmiş yan örüntülerinden oluşur. Büyük-anne, büyük-baba vs… Geniş aile kısaca daha çok çekirdek ailenin bir arada bulunmasıyla oluşur. Bu türden aileler ekonomik temelli olabilir. Sorunlara karşı daha çok duyarlı olmanın bir yoludur da…

Aile tipleri arasında çok eşlilikler vardır ve çok-karılı ya da çok-kocalı tarzında ayrıma sahiptir. Bu tiplerde, kız kardeşlerin bir erkekle, ya da erkek kardeşlerin bir kadınla evliliği olabilir. Bu önemli bir aile tipidir. Ailenin bir tür birleşme olarak da anlaşılan evlilik üzerine kurulması şart değildir. Evlilik, sadece bir anlaşma türüdür. Mesela ev-halkı demek illaki aile demeye gelmez; bu da tıpkı evlilik gibi bir tür sözleşme anlamına gelebilir. Evlilik ile birlikte ortaya çıkan aile türü ile ev-halkı biçiminde meydana gelen aile türleri de buradan ayrılır.

 

Benzer biçimde: evlilikle birliktelikten oluşan aile ile kan bağına bağlı olarak ortaya çıkan aile tipleri de ayrıdırlar…

 

Aile kültürü içinde varlık olanağı bulduğu toplumun etkisinden uzak kalamaz. Ancak aileler diğer yandan toplumların kültürel alt birimleri olarak taşıyıcısı olduklarından, bir toplum içinde farklı aile kültürleri pekâlâ olabilir. Bir Türk ailesi Almanya’da kendi kültürünü yaşatabilir. Bunun nedeni (bu imkâna neden olan sebep) ailelerin belirli bir tarihsel sürecin etkisinde anlam bulmuş olmalarından kaynaklanmaktadır.

 

Öte yandan aile kavramına bitkiler ve hayvanlar da girebilir. Özellikle hayvanlar bir aile kültürü taşımışlardır. Sözgelimi aslanların aile kültürü diğer kedigillerden örneğin kedilerden farklıdır. Ailenin insanlar ve hayvanlar açısından ortak özelliği, yeni nesillere bakmaktır. Onları yetiştirmektir. Ancak evlilik kurumu, hayvanlarla insanlar arasındaki temel ayrımlardan biri olarak görülmektedir. Ailenin çocuklara bakmak gibi yükümlülükleri aynı zamanda toplumsal bir iş bölümünün de temel taşları arasındadır. Her anne ve baba, çocuklar üzerinde farklı etkilere neden olurlar.

 

Şu türden aileler de var:

 

1-      Çekirdek aile: bir ya da daha fazla anne babaya bağımlı bir çocuktan oluşur. Ayrıca üvey anne –üvey baba vs. de olur.

2-      Karışık aile: evli kişilerin önceki evliliklerinden meydana gelen çocukların bulunduğu türdür.

3-      Teknolojik etkiyle oluşanlar: yapay bir döllenme ile meydana gelen kiralık ebeveyn tiplerden oluşan ailedir.”[1]

 

Toplumsal sistemin temel taşlarından olan ailenin kültürel, ekonomik, politik ya da ekonomik farklılıklara göre ayrılmasının nedenleri; toplumlar arası farklılıkların da öne çıkan noktalarıdır. Aile kültürünü tarihsel olarak izlediğimizde, örneğin bir Akdeniz aile kültürü ile Ege’nin çok farklı ayrımları vardır. Akdeniz kültüründe aile bireyden önde gelir. Bunun da coğrafya ile ve üretim sistemleriyle yakın ilişkileri vardır. Yarı göçer yarı yerleşik yaşamaya zorlanan Akdeniz toplumlarında aile, ayakta durmaya yönelik bir sisteme sahip olur.

 

Çekirdek ailenin kültürel bir taşıyıcı olmasında önemli etkenlerden birisi, birlikteliklerinin bir süreliğine devam etmeye yönelik olmasından kaynaklanmaktadır. Ancak klan türünden “aile” birlikleri her zaman bir süreci ayakta tutmaya dönük gelişme göstermişlerdir. Elbette çekirdek aile bu sürecin temel taşıdır ama kültürel ve ekonomik bağlamda soydanlık bir süreklilik için ortaya çıkmıştır. Bu anlamda bireyin “kültürlenme” (ya da eğitim süreci, bilinçlenmesi) klanların ayakta kaldıkları bir üretim süreciyle etkileşim içindedir.

 

Ailenin değişim geçirdiği en önemli tarihlenme süreçlerinden bir tanesi de endüstriyel toplumla ilgili dönüşümlerdir. Modern aile doğrudan çekirdek aile tipinde genelleşmektedir. Genelleşmiştir. Ortaçağda aile “oikos” denilen hane-halkı tarzında birliklerdir. Bunun anlamı ekonomiksel ve politik anlamda toplumsal bir sistem yapısıdır. Ve kan bağları etkili bir biçimde geniş aile tipidir. Geniş bir şekilde örgütlenen modern öncesi ailede: dayı, hala, teyze ya da amca gibi unsurlar büyük önem taşımıştır. Ancak endüstriyel toplumda aile anne-baba ve çocuklarla daha çok atomize olmuştur. Sanayi devrimiyle birlikte çok daha etkin hale gelen kentleşmeyle birlikte kır yaşamında ki oikos, tarihsel önemini kaybetmiştir.

 

İşleyiş olarak aile:

1-      Aileyi oluşturan öğeler birbirleriyle bir bütünleşme ve iç bağımlılık sağlar.

2-      Her sosyal varlık gibi aile de kendi için sınırlar belirler, dışarıyla ilişkilerinde de seçici olur.

3-      Aile kendisine ait bir iletişim sistemi kurar; bazı kanalları kapatır, bazılarını açık tutar.

4-      Aile, üyeleri için gerekli işlevleri yerine getirmenin yanında üyelerini bir arada tutabilmek için ikincil görevler üstlenir.”[2]

 

Demek ki aile toplumsal sistemler açısından önemli bir göstergeler alanı olmaktadır. Toplumların sosyal etkinliklerinin taşınması, ayakta kalması ve geliştirilmesi gibi işlevsel ve yapısal konuların temel taşları arasında aileler yatmaktadır. Ekonomik alandan ahlaki ve kültürel (özellikle eğitim) alanlara kadar bir toplumun aile yapısı, toplumun sosyolojik bağlamda belirleyici etkenleri arasında yer almaktadır. Doğrusu aile, toplumların farklılaşmasında, ayrılmasında ve yönlendirilmesinde (-yani farklılıklar adına belirleyicilik açısından iki toplum arasında ki temel değerlerin farklılaşmasında) çok önemli başlıklardan birisidir. Akrabalık bağlarının yakınlığı ve uzaklığına göre ailelerin toplumsal sistemlerde önemli bir rol oynaması pek tabidir.

 

Aile konusuna feminizm konusunda ayrıca geri döneceğiz.

 

Sevgiyle kalınız efendim…

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

 

 

F. BRAUDEL, AKDENİZ, METİS YAYINLARI,

 

 

J.FICHTER, SOSYOLOJİ NEDİR, ANI YAYINLARI,

 

 

EDİT: MUSTAFA AYDIN, SİSTEMATİK AİLE SOSYOLOJİSİ, ÇİZGİ KİTAPEVİ,

 

 

E.C.CUFF VE DİĞERLERİ, SOSYOLOJİDE PERSPEKTİFLER, SAY YAYINLARI,

 

 

R. HOLLİNGER, POSTMODERNİZM VE SOSYAL BİLİMLER, TEMATİK BİR YAKLAŞIM, PARADİGMA YAYIN,

 

 

P. KIVISTO, SOSYOLOJİNİN TEMEL KAVRAMLARI, BİRLEŞİK YAYINLARI,

 

 

W. HAVILAND VE DİĞERLERİ, KÜLTÜREL ANTROPOLOJİ, KAKNÜS YAYINLARI,

 

 

C.P. KOTTAK, ANTROPOLOJİ, ÜTOPYA YAYINLARI,

 

 

A.      GIDDENS, SOSYOLOJİ, KIRMIZI YAYINLARI.

 



[1] HAVILAND, vd., Kültürel Antropoloji, Kaknüs yayınları.

[2] Emrah Başaran, “Ailenin işleyişi ve gerçekleştirimi”, edit: Mustafa Aydın, Sistematik Aile sosyolojisi, çizgi kitapevi.

 

Etiketler: AİLE, BİREY, TOPLUM